6 – Ziyaretçi Elde Etmek için İtme Taktikleri

Bir önceki yazıda çekme(pull) taktiklerinden bahsetmiştik. Şimdi de sıra itme(push) taktiklerinden bahsetmekte. Bir çekme taktiğinden yararlanırken siz genellikle tüketilen içeriktiniz. İnsanların bir şeyler öğrenmek için indirdiği slayttınız. İnsanların izlemek istediği video, okumak istediği kitaptınız. Siz aslında ürünün kendisiydiniz.

Bir itme taktiği genellikle tüketilen içeriğin arasına karışma işlemini içerir. İnsanların okumak istediği bir tweet değilsiniz, fakat aksine onların akış ekranlarında gözüken reklam “tweet”isiniz. Onların izlemek istediği bir YouTube videosu değilsiniz, fakat istedikleri bir videoyu izlemeden önce çıkan reklamsınız.

Çekme ve Hansel ile Gretel aslında birbirlerinin analojisi. Hikayede cadı şekerlerle çocukların akıllarını çelip onları kendi istekleriyle eve sokar. İtme ile de Üç Küçük Domuz(the Three Little Pigs) birbirlerinin analojisidir. Kurt üfler püfler ve evlerinin içine sızar. İnsanları kendi dünyanıza çekebilirsiniz, veya kendinizi onların dünyasına itebilirsiniz. Ziyaretçi elde etmek için çekme ve itme taktikleri arasındaki temel fark işte budur.

BİR MÜŞTERİNİN YAŞAM BOYU DEĞERİNİ ANLAMAK(CUSTOMER LIFE TIME VALUE)

Bir müşteriden yaşamı boyunca elde edeceğimiz gelire o müşterinin yaşam boyu değeri(LTV) denir. Eğer bir e-ticaret uygulaması geliştirdiyseniz ve müşteri başına yılda ortalama 100 TL’lik bir gelire sahipseniz, ve bu müşteriler tipik olarak art arda 5 yıl boyunca ürün alıp ondan sonra sizden sıkılıp alışveriş yapmayı bırakıyorsa, o zaman LTV(life time value)’niz 500 TL’dir.

Bu önemli çünkü itme ve çekme taktikleri arasındaki temel farklardan biri de itme taktiklerinin genellikle paraya mal olmasıdır. Yukarıdaki örneğimize geri dönecek olursak, eğer bir müşteri ortalama olarak 500 TL’lik bir değere sahipse o zaman bu müşterilerden birini funnel‘ınız boyunca harekete geçirmek için 501 TL harcamanız ahmakça olabilir. En nihayetinde her bir elde elde ettiğiniz kullanıcı (retained user) için 1 TL zarar elde etmiş olacaksınız. Bu yazıda bahsedilen taktikleri düşünürken bu basit fikri aklınızda tutmanızı öneririm.

İTME TAKTİĞİ 1: PARALI REKLAMLAR

Bu yöntem ilk bakışta bir growth hacking gibi gözükmeyebilir, fakat reklamlar kesinlikle ürününüzün dağıtımını “hack” edebileceğiniz yerlerdir. Hiçbir stratejiniz olmadan yalnıza reklam satın alırsanız, yaratıcılıktan kaçınırsanız, bir şeyler kazanmak için hiçbir şey yapmazsanız ve “multivariate test” sürecini ihmal ederseniz, o zaman diğer herkes gibi olacaksınız(ve bu büyük ihtimalle bir growth hacking olarak algılanmayacak). Fakat bizim yapacağımız şey bu değil. Bu itme taktiğine yaklaşırken aklınızda bulundurmanız gereken birkaç şey:

REKLAM PLATFORMUNUZUN OPSİYONLARINI İYİCE ANLAYIN

Bir reklam satın almanın bir sürü yolu var. Birçok insan sadece Facebook, Google ve Twitter olduğunu düşünüyor, fakat bunların dışında daha bir sürü platform mevcut. Linkedin’de bir reklam yayınlayabilirsiniz ki eğer kurumsal müşterilere ürün satıyorsanız son derece mantıklı. Carbon(carbonads.net) veya The Deck(decknetwork.net) gibi spesifik alanları hedefleyebileceğiniz niş ağlar da mevcut. Size site banner’ı, tweet, gazete sponsorluğu, RSS, ve mobil uygulamalarda reklam satın almanıza olanak sağlayan BuySellAds(buysellads.com) gibi bir platform da mevcut. Ayrıca göreceli olarak yeni olan ve yalnızca e-mail sponsorluğuna odaklanan LaunchBit(launchbit.com) gibi reklam ağları da bulunmakta. Hatta reklam satın almanız için kitle kaynak(crowdsourcing) kullanımına olanak sağlayan ve sadece hedefinizi aştığınızda sizden ekstra para alan Trada(trada.com) diye bir platform da mevcut. Sadece mobil kullanıcılara odaklanmak istiyorsanız Tapjoy(tapjoy.com) üzerinden reklam verebilirsiniz.

Aşağıda niş bir reklam platformu olan Carbon’un ekran görüntüsünü görebilirsiniz.

Aşağıdaki de genel reklam platformu olan BuySellAds’den bir ekran alıntısı.

Bu liste tekrar hedefleme(retargeting) konusuna odaklanan platformları içermiyor bile. Tekrar hedefleme size hangi insanlara hangi reklamı göstermeniz gerektiği konusunda kontrol sahibi olmanıza olanak tanıyor. Bu alanda AdRoll(adroll.com), Perfect Audience(perfectaudiance.com) ve Retargeter(retargeter.com) gibi birçok platforma sahipsiniz.

Aşağıdaki Inc. Magazine tarafından 1 numara olarak seçilen AdRoll’dan alınma bir ekran görüntüsünü görebilirsiniz.

Son birkaç yıldır reklam ağları sayısında ciddi bir patlama yaşanmakta. Bir sürü opsiyonunuzun var, dolayısıyla ihtiyaçlarınıza en uygun olanı bulmanız açısından çok güzel bir şey bu.

SEÇTİĞİNİZ PLATFORMUN TEKNİK ÖZELLİKLERİNİ ÖĞRENİN

Spesifik ihtiyaçlarınızı karşılayan bir reklam platformu bulduğunuzda platformun sunduğu özellikleri öğrenmek zorunda olacaksınız.2476914 Para kazanma ve para kaybetme arasındaki fark şüphesiz ki platformun size sunduğu teknik ayrıntıları bilmek ile bilmemek arasındaki fark olacak. En ileri seviyede ve karışık platform büyük ihtimalle Google AdWords‘tür, ve bu üründe uzmanlaşmanız aylarınızı alabilir; fakat diğer opsiyonların çoğu bir hafta sonu gibi bir sürede yüksek oranda öğrenilebilir.

REKLAM SATIN ALMAK BİR İŞ MODELİ REKABETİDİR

Tek bir tıklama veya bir grup ‘impression'(online pazarlamada bir reklamın ne kadar görüntülendiğinin ölçüsü) için ne kadar2476915 harcamanız gerektiğini bilmek her zaman çok zordur, fakat yanıt aslında iş modelinizin bir faktörüdür. Bir başka şirketle aynı kitleyi hedefliyorsanız ve LTV’niz o şirketinkinden daha yüksekse, o zaman tepetaklak olmadan trafik için daha fazla ödeme yapabilirsiniz. Reklamları kullanarak müşteri kazanmak için yapabileceğiniz en iyi şey harika bir iş modeline sahip olmanız. Bu neredeyse adil olmayan bir avantaj çünkü herhangi bir hile ya da ipucu bu gücün üstesinden gelemez. Eğer müşteri çekmek için iki katı kadar para ödeyebiliyorsanız o zaman son derece korunabilir ve savunulabilir bir stratejiniz var demektir.

MÜŞTERİNİZİN ÇEŞİTLİ KARAKTERİSTİKLERİNİ GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN

Müşterileriniz büyük ihtimalle bir sürü farklı platformdan erişilebilir durumdadır. Örneğin, müşterileriniz büyük ihtimalle Facebook2476916 veya Linkedin ağlarındadırlar. O zaman sizin ürününüzü istediklerinde hangi karakteristiklerden yararlandıklarına karar vermeniz gerekiyor. Biri Facebook’tayken arkadaşları ve ailesi hakkında düşünüyordur. Diğer insanların fotoğraflarına bakıyorlardır. İnsanlar Linkedin’deyken kurumsal merdivenin basamaklarını tırmanmak ve kendi hedeflerine ulaşmaları için diğerleriyle “network” oluşturmanın nasıl yardımcı olabileceği hakkında düşünüyorlardır. Eğer ürününüz “agile environment”larda proje yönetimi içinse o zaman Facebook’u seçmemelisiniz, her ne kadar teknik olarak demografik kitlenize erişebilseniz de… Evet, reklamınızı görecekler,     fakat o anki akıl ve duygu durumları(karakteristikleri) doğru olmayacak çünkü kendinizi onlara yanlış yerde tanıtıyorsunuz. Bir reklam   platformu seçmeden önce daima müşterilerinizin ürününüzü kullanırken sergiledikleri karakterleri göz önünde bulundurun ve ona uygun platform seçin.

MÜMKÜN OLDUĞU DURUMLARDA REKLAM AĞLARINI SAVUŞTURUN

Bu taktik kolayca ölçeklenmeyebilir, fakat hala bahsetmeye değer bir konu. BuySellAds(ya da diğer sitelere) gidip takipçi kitlenizin2476918 okuduğu belirli bir blogda banner reklam satın alabilirsiniz. Fakat, aradaki köprüyü atlayıp(BuySellAds) direkt olarak o bloğun sahibine gidip anlaşırsanız iki nedenden ötürü daha ucuz oranlar alabilirsiniz. Birincisi, BuySellAds herbir ‘transaction'(işlem, hareket) üzerinden para almaktadır, yani eğer direkt olarak blog sahibine giderseniz aradaki para kaybından kurtulmuş olursunuz. İkincisi,       pazarlık edebilirsiniz.

EĞER TIKLAMA BAŞINA BEDEL ÖDÜYORSANIZ HER TIKLAMAYI VASIFLANDIRIN

Reklam almanın iki yolu var. İlk olarak reklamları CPM bazında alabilirsiniz. Bu yöntemde reklamınızın gösterilme sayısı için para2476919 ödersiniz ve reklamlarınızın ne kadar tıklama aldığı önemli değildir. İkinci olarak da tıklama başına para ödersiniz ve reklamınızın ne kadar göründüğü önemli değildir, sadece reklamınıza tıklandığında para ödersiniz. Eğer tıklama başına para ödüyorsanız insanlar ciddi biçimde ürününüzle ilgilenmiyorlarsa reklamınıza tıklmalarını istemezsiniz çünkü her tıkladıklarında siz para ödemek zorunda kalırsınız. Neyse ki, reklamın kendisini kullanarak tıklamayı vasıflandırmak için yapabileceğiniz şeyler var. Ürününüzün fiyatını reklamın içerisine koyarak sadece bu parayı harcamaya niyetli insanların reklama tıklamalarını sağlayabilirsiniz. Ayrıca, eğer aynı       duygu onları sizden ürün almaya teşvik etmeyecekse insanları içeri çekmek için duygu kullanmayın. Eğer ürününüz kedilerle ilgili bir     ürün değilse veya kedilerle bir bağlantısı yoksa, sadece kedi sevenleri tıklatmak için reklamınıza sevimli kedi resmi koymayın.

REKLAMINIZIN FARKLI VARYASYONLARINI TEST EDİN

Reklamların en temel derslerinden biri şu ki takipçi kitlenizin neye karşılık vereceğini hiçbir şekilde bilemezsiniz. Reklam yazınızın bir2476921 sürü varyasyonunu, reklamda kullandığınız görsellerin ve resimlerin farklı varyasyonlarını ve yazınızın ve görsellerinizin birlikte farklı varyasyonlarını test etmeniz gerekiyor. Elde edeceğiniz rakamlar size reklamınızı hangi varyasyonla vermeniz gerektiğini söyleyecektir, fakat bunu sezgileriniz ve öngörüleriniz büyük ihtimalle net olarak yapamayacaktınız.

İTME TAKTİĞİ 2: REKLAM TAKASI

Sitenize trafik çekmek için en kolay ve bedava yollardan biri de başka bir şirketle çapraz promosyon yapmaktır. Halihazırda hedef kitlenize hizmet veren bir şirket bulursanız ve onlara bir tehlike teşkil etmiyorsanız(yani birbirinizin rakibi değilseniz), birbirinizin promosyonunu yapmanız için bir sürü yönteminiz var demektir. Aşağıda size yöntemler hakkında beyin fırtınası yaparken yardımcı olacak birkaç öneri bulabilirsiniz:

2476922TWEET TAKASI

Her şirket kendi takipçi kitlesine diğer şirket hakkında tweet atar.

2476924FACEBOOK GÖNDERİ TAKASI

Her şirket kendi Facebook sayfasında diğer şirket hakkında gönderiler paylaşır.

2476925ÖZEL EMAİL TAKASI

Her şirket kendi mail listesine diğer şirket hakkında mail atar.

2476927SPONSORLU EMAİL TAKASI

Her şirket kendi mail listesine “newsletter” gönderirken “spondored by” ile başlayan ve diğer şirketin sayfasına bağlanan bir link koyar.

2476928 REKLAM ALANI TAKASI

 Her şirket diğer şirkete kendi sitesinde veya bloğunda banner reklam yayınlamasına izin verir.

2476929YAYIN ÖNCESİ VİDEO TAKASI

Her şirket diğer şirkete video reklam alanı verir.

2476930 EŞANTİYON TAKASI

 Her şirket kendi bloğunda diğer şirketten bir eşantiyonun promosyonunu yapar.

İTME TAKTİĞİ 3: İŞTİRAKLER(AFFILIATES)

İnsanları sitenize itmenin diğer bir yolu da iştirakler kiralamaktır. İştariklik, başka birine sizin koyduğunuz her bir hedefe(sitenize ziyaretçi çekmek, bir üyeyi aktifleştirmek, gibi) ulaşması halinde para ödemektir. Bir iştirak bu yazılarda bahsedilen bir sürü taktiği kullanabilir, fakat bu taktikleri kendiniz yapmak yerine onların bunu yapması için onlara para ödersiniz. Bu taktikleri kullanacaksanız bilmeniz gereken birkaç şey:

MÜKAFATLAR(TEŞVİKLER) HAKKINDA DİKKATLİCE DÜŞÜNÜN

2476931Bir iştirake her yeni ziyaretçi kaydı(signup) başına 100$ ödüyorsanız fakat bu yeni kaydın belirli bir ay boyunca sitenizden gitmemesi(sitenizde ayrılmaması) gerektiğini belirten bir şartınız yoksa, o zaman mükafatlarınızı yanlış ayarlamışsınız demektir. Bu durumda iştirakinize size üyeliğini hemen iptal edecek düşük kalitede müşteriler getirdiği için para ödersiniz! Öyle bir sistem tasarlayın ki iştirakiniz siz çıkar sağladığınız sürece çıkar sağlayabilsin.

KENDİ İŞTİRAKLIK ÇÖZÜMLERİNİZİ ÜRETMEYİN

2476932İştiraklık hizmeti sağlayan bir sürü servis var. Commission Junction(cj.com) gibi sizi iştirakçilerle bağlayan bir sistem mevcut, ve DirekctTrack(directtrack.com) veya Omnistar(osiaffiliate.com) gibi iştirak ödemelirinizi takip etmenizi sağlayan sistemler mevcut.

Aşağıda iştiraklık alanında ezici bir güç olan Commission Junction’dan bir  ekran görüntüsünü görebilirsiniz.

HER BİR İŞTİRAKI ÖNCESİNDEN DİKKATLİCE İNCELEYİN

2476933Biri sizin için bir iştirak olduğunda bir ölçüye kadar sizin işinizi temsil ediyor olacak. Kullandıkları taktikler, takındıkları dil, ve genel stilleri size yansıyacak. Bir çalışan olmayabilirler, ulaştıkları insanlar için sizin markanızın ön yüzü konumunda olacaklar. İştiraklerinizi çok dikkatli seçin.

İTME TAKTİĞİ 4: DİREKT SATIŞ

Dürüst olmak gerekirse, bu growth hacking olarak kategorize edilmesi çok zor bir yöntem, fakat bu funnel’ınızın üstüne trafik çekebileceğiniz bir yöntem. Direkt satış takımları her tür ürün için çalışmazlar, fakat bazı durumlarda yapmaya değerli bir taktik. Bir startup için gerçekleştirilmesi zor bir yöntem bu fakat bunu uygulayıp başarılı olan startup’lar da var.

BU YAZININ ÖZETİ

Bir itme taktiği genellikle tüketilen içeriğin arasına karışma işlemini içerir.

İtme taktikleri genellikle paraya mal olur.

Söz konusu itme taktikleriyse işin içine para girdiğinden müşterilerinizin hayat boyu değerini(CLV) anlamanız gerekir, böylece onları kazanmak için onlardan kazanacağınız paradan daha fazla para ödemeyin.

4 itme taktiğinden bahsettik:

Paralı Reklamlar

Ürün Takası

İştirakler

Direkt Satış

5 – Ziyaretçi Çekme(pull) Taktikleri

A-ha! Ne yaptığınızı gördüm. Direkt bu yazıya atladınız çünkü growth hacking‘in sadece sitenize ziyaretçi çekmekten ibaret olduğunu düşünüyorsunuz. 1-2-3-4 numaralı yazılarda yapılan temel işleri(ön hazırlıkları) gerçekten umursamıyorsunuz. Büyük ihtimalle bundan sonraki yazıları da umursamayacaksınız çünkü sadece trafik istiyorsunuz.

Bak, anlıyorum. Sitene yeni ziyaretçiler çekmek senin için çok önemli ve bunun önemli olmadığını da iddia etmeyeceğim. Fakat, kendine bir iyilik yap ve growth hackingin sadece bu boyutuna odaklanma. Eğer tüm istediğin buysa sitene kullanıcı çekersin çekmesine fakat growth hacking’in bütünsel bakış açısına sahip olmadan ziyaretçileri aktif edemeyeceksin veya elinde tutamayacaksın, ve trafiğin neden daha büyük bir denklemin sadece bir parçası olduğunu hoş olmayan yollardan öğreneceksin. Bu yazıların hepsini oku, sadece bu kısmı değil.

ZİYARETÇİ ÇEKMENİN 3 P’Sİ

Demek ki sitene ziyaretçi çekmek istiyorsun. En nihayetinde trafik çekmenin üç yolu var. Ne daha fazlası ne de daha azı, sadece üç yol. İnsanları sitene çekebilirsin(pull), onları sitene itebilirsin(push) veya ürününü kullanarak ziyaretçi çekebilirsin(product). Bu methodların birbirinden farkı ne? Sorduğunuza sevindim.

Çek(Pull)

Sitene ziyaretçi çekmenin ilk yolu insanları sitene çekmektir. Onlara sitene gelmeleri için bir neden sunmalısın. Onları ayartmalısın, teşvik etmelisin, ve sonrasında kendine çekmelisin. Mesela herhangi bir konu hakkında bilgi edinmek için Google’da bir şey arattın, ilk sırada karşına WikiPedia çıktı ve sen de ona tıkladın. Bu bir çekme(pull) örneğidir. Sen Wikipedia’ya çekildin. Wikipedia seni online olarak bulmak zorunda değildi, aksine sen gidip onu buldun.

İt(Push)

İsminden de anlayacağın üzere bu yöntem çekme yönteminden biraz daha agresif bir yöntem. İnsanları ayartmak yerine gidip onları sitene itiyorsun. Senin buraya gelmen aslında bu yöntemle oldu… Büyük ihtimalle Facebook ya da Linkedin’den paylaşımı görüp ona tıklayarak buraya geldin. Yani sen bu siteye itildin dostum. Gidip insanların online olduğu yerleri bulursun ve onları kendi sitene veya ürününe doğru itersin.

Ürün(Product)

Trafik çekmenin üçüncü yöntemi de ürünün kendisi aracılığıyla olan yöntemdir. Eğer bir kere bile bir arkadaşını yeni bir sosyal ağa davet ettiysen, o zaman bir ürünün yeni trafik çekmede nasıl kullanıldığını anlamışsındır. Ürünü kullanan herkes ürünü kullanması için diğer insanları davet eder.

Çekme ve İtme taktikleri yeniden tanımlanan dağıtıma dayanan growth hacking‘in birer örneğidir. İnsanların online olarak nasıl bir akış sergilediğini biliyorsan o zaman onları tam olarak ayartabilirsin ya da güç kullanarak sitene çekebilirsin, fakat insanların online olarak nerelerde toplandığını ve onların dijital olarak diğer yerlere gitmesine nelerin sebep olduğunu bilmiyorsan o zaman onları etkin bir şekilde sitene çekemezsin veya itemezsin. Çekme ve itmenin aksine, üçüncü P olan ürün(product) dağıtımın yeni tanımına bel bağlamaz. Fakat ürünün yeni tanımına bel bağlar. Birinci yazıda da söylediğim gibi, ürünler artık kendi müşteri kazanımında aktif bir rol oynayabilirler ve bu da dünya tarihinde son derece radikal bir konsepttir.

Şunu fark etmek önemli ki bütün bu P’ler doğru ortamda, doğru kişi tarafından uygulandığında işe yararlar. Farklılıklarını okuyorken büyük ihtimalle birinin diğerlerinden daha iyi olduğunu varsaydın fakat bunların hepsi GH‘nin cephanesinde önemli bir yer tutuyor. Birçok ürün aslında çekme, itme ve ürün metodolojilerinin birer karmasını kullanıyor.

ÇEKME STRATEJİSİNİN TEMELLERİ

Takip eden çekme taktiklerini uygulamayı düşünürsen, sahip olduğu bazı ortak özellikler şöyle:

Bu taktiklerin maliyeti genellikle zaman ve personel biriminde ölçülür, fakat sitene ziyaretçi çekmek için direkt olarak para ödemiyorsun.

Bu taktikler insanları siteni ziyaret etmeleri için ayartan değerli bir şey etrafında dönerler. Eğer değer sağlamayı durdurursan onları sitene çekemezsin.

ÇEKME TAKTİĞİ 1: BLOGGING VEYA GUEST BLOGGING

Siteye ziyaretçi çekmek için denenmiş ve doğrulanmış yöntemlerden biri bloglama(blogging) veya konuk bloglama(guest blogging)’dır. Blog postları siteye trafik göndermek için mükemmel derecede uygundur. Nedeni:

  • Blog postları anahtar kelimeler(keywords) bakımından zengindir ve Google tarafından kolayca endekslenirler. Bu da SEO stratejinizde yarar sağlar.
  • Blog gönderileri katlanarak artan bir etkiye sahiptir. Daha çok yazarsan, zamanla insanları ürününe doğru çekme şansın daha çok artar.
  • Bloglar genellikle spesifik nişlere odaklanırlar, yani eğer guest blogging yapıyorsan tek bir postla pazarının büyük bir kısmına dokunabilirsin.
  • Bloglar genellikle RSS okuyucular aracılığıyla dağıtılır, yani blog yazılarını diğer insanlara ulaştıracak iç mekanizma vardır.
  • Blog yazıları insanları eğitmek konusunda harikadırlar ve sizin ürününüz hakkında bilgilendirilmiş olan insanların belirlemiş olduğunuz “funnel” boyunca ilerlemesi çok daha olasıdır.
  • Blog gönderileri sizi fikir lideri olarak konumlandırabilir ve insanlar tanınmayan birindense bir uzman tarafından üretilen ürünleri kullanmayı tercih edeceklerdir.
  • Blog sahipleri daima yeni konuk gönderileri ararlar. Yani konuk bloglama yapmaya niyetliyseniz bir blog sahibi bulmanız çocuk oyuncağı.

Bloglama inanılmaz derecede basit bir iştir. Vermeniz gereken tek karar kendi bloğunuzu mu kurmanız yoksa konuk bloglama mı yapmanız gerektiği. Konuk bloglama yapmanın ana sebebi okuyucu kitlenizi kendinizin yaratmanıza gerek olmaması. Sadece gönderiyi yaratmanız gerekiyor. Bir gönderi yaratmak o gönderiyi okumaya istekli insanları bir araya getirmekten çok daha kolay bir iş. Fakat, kendi bloğunuza başlamanızın ana yararı bütün kontrollerin sizde olmasıdır. Eğer okuyucu kitlenizi kendiniz yaratıp geliştirirseniz içerik üzerinde o kadar esnek olabilirsiniz. Gelecekte bloğunuzdan kendi ürününüze trafik göndererek daha agresif bir strateji seçmek isteyebilirsiniz, fakat eğer içeriklerinizin hepsine başka biri sahipse o zaman bu olasılığa sahip değilsiniz. Bunlardan herhangi biri doğru ya da yanlış değil, tamamen seçtiğiniz stratejiye bağlı kararlar. Hatırlayın, her zaman ikisini birden yapabilirsiniz. Belki de konuk bloglama ile başlayıp sonradan kendi bloğunuzu kurarak ona geçebilirsiniz.

Hangi rotayı seçerseniz seçin blog gönderilerinizi ürününüze doğru uzanan bir yol haline dönüştürmemelisiniz. İnsanları nazikçe içeri çekiyorsunuz, onlara sitenizi ziyaret etmeli için yalvarmıyorsunuz. Aslında niyetiniz tabii ki insanları ürününüzün sitesine çekmek. Fakat bu niyetinizi alelade bir şekilde belli ederseniz insanlar bloğunuzdan kaçacaklardır. Birazcık yaratıcılık ile gönderilerinizi reklam gibi algılanmayacak şekilde düzenleyip insanları gerekli linke tıklatarak ürün sayfanıza çekebilirsiniz. Yeni bir gönderiye daima ürününüze linklenen bir biyografi ile başlayın(kimse sizi bundan esirgemeyecek) ve gönderi içinde ürününüze yalnızca bir kere linkleme yapmaya çalışın, ve bunu sadece gönderinizde söylediğiniz şeyle alakalı olduğu zaman yapın.

Ayrıca, okunan ve paylaşılan blog gönderileri duygusal, modayla ilgili, eğitici, zevk verici, eğlendirici ya da şaşırtıcı(diğerleri arasında) bir yanı olan gönderilerdir. Bu tarz dikkatinizi çeken bir gönderi olduğunda bir kenara not edin, ve sonra tersine mühendislik ile kendi yazılarınızı onlar gibi yazmaya çalışın.

İnanılmaz bir hızla büyüyen ve büyümeye devam eden Buffer büyüme motoru olarak konuk bloglamayı kullandı. Kurucuları Leo konuk bloglamayı nasıl kullandığına dair bir gönderi bile yazmış:

http://leostartsup.com/2011/06/how-i-used-guest-blogging-for-my-startup

ÇEKME TAKTİĞİ 2: PODCASTING VEYA GUEST PODCASTING

Podcasting diğer bir harika çekme taktiğidir çünkü ses doğal olarak çekme özelliğine sahiptir. Bloglar gibi, podcast’ler de hali hazırda dağıtım mekanizmasına sahiptirler(podcast dinleme uygulamaları), fakat trafik elde etme bakımından bloglama ve podcasting arasında farklar var:

  • Podcast’ler arama motorları tarafından kolayca endekslenemezler.
  • Bir blog gönderisindeki linke tıklamak her zaman daha kolaydır, fakat bir podcast’te bahsedilen linki ziyaret etmek daha zor ve zahmetlidir.
  • Podcast’ler sayıca azdır ve daha az bir kitleye hitap ederler.

Çok kreatif(yaratıcı) bir fikriniz yoksa, podcast’ın ürününüz için bir trafik kanalı olması ihtimali yok denecek kadar az. Aşağıdaki yöntemleri deneyebilirsiniz:

  • Ne yaparsanız yapın, nişe odaklanın. Büyük ihtimalle genel ilgi alanı podcast’leri ile rekabet edecek kadar üretim tecrübesine ya da bütçeye sahip değilsinizdir. Bunun yerine, çok dar bir niş belirleyin ve burayı domine etmeye çalışın.
  • Her hafta bir bölüm yayınlama gayesiyle podcast’e başlamayın. Bunun yerine, toplamda 10 bölüm hedefi koyun ve podcast’lerinizi hedef pazarınızın öğrenmek isteyeceği bir konu hakkında eğitici bir kurs olarak yayınlayın. Güzel bir albüm kapağıyla ve harika bir girişle insanlar sizi bulacak ve merak edeceklerdir. Asla daha fazla podcast vadetmeyin, ve onlara niyetinizin ne olduğunu ilk bölümde peşinen söyleyin.
  • Ziyaretçi olarak birkaç podcast’e (devam et)————————

Tabii ki her hafta yeni bölümler yayınlayan podcast yaratarak geleneksel rotadan gitmek mümkün fakat burada bilmeniz gereken bir şey var. Podcast’ler iyi işler çıkarabilmeleri için çok zaman gerektirirler, ve düşük kalitedeki sunumlar dikkate değer bir trafik yaratmayacaktır. Bu yüzden, yaratıcı olun ve bir growth hacker gibi düşünün, bir podcast’çi gibi değil. Medium’larını(ortam, araç, mecra) kullanın, fakat metotlarını kullanmayın.

Tweak! podcast’in güzel bir örneğiydi. Aşağıdaki linkten incelemenizi tavsiye ederim.

ÇEKME TAKTİĞİ 3: E-KİTAP’LAR, KLAVUZLAR VE BEYAZ BÜLTENLER

Etkili bir çekme stratejisi yaratmanın bir parçası da takımınızın genel görüntüsüne uyacak taktikler seçmektir. Bazıları kısa ve düzenli aralıklarla küçük küçük şeyler yapmayı severler(bloglama ve belki podcasting gibi). Diğerleri geniş aralıklarla büyük bir enerjiyle iş yapmayı ve devasa işler çıkartmayı severler. Bu geçerli bir taktiktir ve yazılı büyük dokümanlar trafik çekmek açısından birçok avantaja sahiptir:

  • E-kitaplar, kılavuzlar ve beyaz bültenler kendilerine belirli bir çekime sahiptirler. Yeni bir blog gönderisini görmezden gelmek bir şekilde kolaydır, fakat ilgilendiğiniz niş bir konuda geniş kapsamlı bir doküman bulduğunuzda bunu görmezden gelmeniz çok zor.
  • E-kitaplar, kılavuzlar ve beyaz bültenler insanlarda yüksek değer algısına sebep olurlar ve dolayısıyla bunları indirebilmeleri karşılığında okuyuculardan email adreslerini rahatlıkla alabilirsiniz. Bu bir adil ticarettir ve ileride funnel‘ınız için kullanabileceğiniz bir mail listesi oluşturmanıza yardımcı olur.
  • E-kitaplar, kılavuzlar ve beyaz bültenler iyi uygulandıklarında sosyal medya mecralarında çok etkin bir şekilde yayılırlar.
  • Bir yazar olarak(hatta kişisel yayıncı olarak) siz bir tür fikir lideri olursunuz ve insanlar sizin yarattığınız ürünü kullanmak isterler.
  • E-kitaplar, kılavuzlar ve beyaz bültenler insanları spesifik olarak sizin ürününüz hakkında eğitmek için yazılabilir. Bilgilendirilen ziyaretçiler üye ve kullanıcı olmaya daha yatkın olurlar.

MailChimp, yukarıda listelenen bütün sebepler için yayınladıkları birçok kılavuza sahip.   http://mailchimp.com/resources

ÇEKME TAKTİĞİ 4: INFOGRAPHICS (BİLGİ GÖRSELLERİ)

Bilgi Görselleri insanları ürününüze doğru ayartabilir çünkü bunlar uzmanlığı ve estetik bir zevki aynı anda sergilerler. Görselleştirmeler güçlü araçlardır ve sosyal medya aracılığıyla son derece hızlı yayılırlar. Visual.ly’den Adam Breckler bilgi görseli oluştururken aşağıdaki tavsiyelerde bulunuyor:

İYİ BİR TOPİK SEÇİN

Akıllıca, heyecan verici, kayda değer ya da başka sebeplerden ötürü ön plana çıkan bir konu seçin. Sıkıcı ya da alakasız olmayın.

DOĞRU VERİLERİ BULUN

İnsanlar bazen verileri kendi yaratmaları gerektiğini varsayıyor, fakat sıklıkla basit bir Google araması önceden derlenmiş veri setini ortaya çıkartabiliyor.

VERİYİ ANALİZ EDİN

Veriye olduğu gibi bakmaya çalışın. Veriyi ihtiyaçlarınıza uyacak şekilde bükmeye, değiştirmeye çalışmayın.

HİKAYEYİ İNŞA EDİN

Verinin ne söylemesi gerektiği hakkında bir beyin fırtınası yapın. Sayıları gerçekler(facts) koleksiyonu gibi sunmaktan ziyade uyumlu ve tutarlı bir hikayeye dönüştürerek sunmaya ihtiyacınız var.

BİR TASARIM KONSEPTİ BULUN

Artık hikayenizi görsel olarak anlatmanın yollarını düşünmenin vakti geldi.

TASARIMINIZI PARLATIN VE RAFİNE EDİN

Son rötuşlarınızı yapın ve her şeyin insanların dikkatini çekecek kadar yüksek kalite olduğundan emin olun.

BİLGİ GÖRSELİNİ DAĞITIN

Bilgi görselinizi kendi takipçi kitlenizi kullanarak(email listeleri, sosyal medya, vs.) ya da bilgi görselleri için pazar yeri platformu servisi gören Visual.ly gibi siteler üzerinden dağıtabilirsiniz.

Everlane online ortamda ateş fırtınası yaratan, çekişmeli birkaç tane bilgi görseli üretti. Bilgi görselleri tişörtler için mağazaların tipik kar yüzdelerini gösteriyordu. Everlane benzer kalitedeki tişörtleri daha düşük fiyatlardan sattığından bu bilgi görsellerinin doğru tip müşterileri onlara nasıl çektiğini görmek çok kolay.

ÇEKME TAKTİĞİ 5: WEBINAR’LER

Çevrimdışı dünya seminerlere sahip, çevrim içi dünya ise webinar’lere. Bunlar birkaç sebepten ötürü yeni ziyaretçiler çekmekte çok başarılı kanallardır:

  • Webinar’lar genellikle canlıdırlar, bu sayede insanlar bunları kendi takvimlerine eklemeye ve bunları gerçek birer aktivite olarak görmeye mecburdurlar. Bir YouTube videosu herhangi bir zamanda izlenebilir, fakat insanlar webinar’lara “katılmak” zorundadırlar. Bir şey onların takvimlerinde olduğu zaman insanlar o şeyi ciddiye almaya daha yatkın olurlar ve webinar boyunca paylaşılan bilgileri daha ciddiye alırlar.
  • Webinar’lar genellikle sınırlı sayıda koltuğa sahiptir ve bu “sahte kıtlık” insanların webinar’ın içeriğinin seçkin ve önemli olduğunu düşünmesine sebep olur. Eğer birinin aklına önemli biriyseniz o insan funnel’ınız boyunca daha verimli bir şekilde ilerlemeye daha yatkın olur.
  • Webinar’lar karşılıklı etkileşime olanak tanır ve eğer biri sizinle etkileşime geçerse sizinle ve ürününüzle bir bağlantı kurar.
  • Webinar’lar insanları eğitir. Eğitimsel değer bakımından ne kadar çok şey verirseniz insanlar o kadar farklı şekilde karşılık göstereceklerdir.
  • Bir webinar ürününüz için bir çeşit özel promosyonla sonlandırılabilir ve bu da ürününüze trafik çekmenize yarayabilir.
  • Bir webinar birden fazla şirketin katkısıyla gerçekleştirilebilir ve böylece diğer şirketlerin takipçi kitlesinden yararlanabilirsiniz.

Unbounce “unwebinars” denen bir şeye ev sahipliği yapıyor.

ÇEKME TAKTİĞİ 6: KONFERANS SUNUMU

Konferanslar growth hacker‘ın trafik çekme yöntemleri dışında kalıyor gibi bir hisse kapılabilirsiniz, fakat bu bu konuda yeterince yaratıcı düşünmediğinizden kaynaklanıyor. Bir konferans sunumu sitenize çok değil ama birkaç ziyaretçi çekebilir ve gerekli olan hazırlanma miktarı çok yüksektir. Fakat, bir konferans sunumu daha etkin bir biçimde ziyaretçi çekmek için kullanılabilecek birçok yan ürün üretir.

Slayt Destesi

Eğer bir konferansta sunum yapıyorsanız büyük ihtimalle bir slayt desteniz vardır. Bu deste slideshare.com’a yüklenebilir ve artık ardınızda bıraktığınız kolayca paylaşılabilir bir teminata sahipsiniz demektir. İnsanlar bu sunumu görüp, inceleyerek sitenize gelebilir. Slideshare.com bir sosyal ağdır ve bu ağa yatırım yaparak iyi işler çıkarabilirsiniz.

VİDEO/SES

Birçok konferansta sunumunuz kayıt edilecektir ve bu da bu kayıtları şirketinizin bloğuna koymanıza, YouTube’a yüklemenize, email imzanıza yerleştirmenize veya drip email kampanları sırasından kullanmanıza olanak sağlar.

Bir sunumun yan ürünlerinin yanı sıra, aklınızda bulundurmanız gereken bazı diğer şeyler de var:

ANLIK RETWEET’LER

Bir konferanstaki sunumunuzda, sunumunuzu son tweet’inizi retweet eden dinleyicilere ürününüz üzerinde indirim yapacağınızı söyleyerek sonlandırırsanız saniyeler içerisinde büyük bir sosyal medya fırtınası yaratabilirsiniz.

İKNA

Steve Jobs neden sunumlar yaptı? Çünkü çok güçlüydüler. Eğer ağzınız laf yapıyorsa, dinleyicilere hükmedebiliyorsanız, o zaman bazen sahnede birkaç saniyede ürününüz için birçok trafik kaynağı yaratabilirsiniz. Hatırlayın, growth hacker‘lar hem sağ hem de sol beyinlidirler. Bazen ROI belirsiz olabilir, fakat bu onun varolmadığı anlamına gelmez.

Rand Fishkin, Moz’un CEO’su, 60’dan fazla slayta sahip ve bu slaytlar yüz binlerce kez görüntülenmiş durumda. Bu da kendi ürünü olan Moz.com için sayısız derecede yeni ziyaretçi yaratmakta.

ÇEKME TAKTİĞİ 7: SEO(ARAMA MOTORU OPTİMİZASYONU)

Bir bakıma, yukarıda bahsedilen bütün taktikler SEO açısından olağanüstü etkilere sahip. Birçok farklı türde içerik yarattığınızda (bloglar, podcast’ler, e-kitaplar, kılavuzlar, beyaz bültenler, bilgi görselleri, webinar’lar, slayt desteleri, video/ses sunumları) arama motorları kendi alanınızda bir otorite olduğunuzu fark edeceklerdir ve belirli anahtar kelimeler(keyword) için sizi üst sıralara çıkaracaktır. Fakat, gerçekte iki tür SEO stratejisi vardır. Bunları içerik ve kod olarak adlandırabiliriz.

İÇERİK

İçerik üretmenin doğasından ötürü, SEO’nun nasıl işlediğini bilmeseniz bile onun için optimize olacaksınız. Sadece üretmeye devam edin, bu sayede nasıl bir algoritma olduğunu bile bilmeden SEO’yu kendi avantajınıza kullanmaya başlayacaksınız.

KODLAMA

Kodlamada birkaç değişiklik yaparak SEO stratejileri geliştirebilirsiniz. Linkleriniz anahtar kelimelerle optimize edilmiş durumda mı? H1 tag’leriniz uygun bir şekilde etiketlenmiş mi? Belirli tür içerikler için Schema.org tag’lerini kullanıyor musunuz? Güncel bir site haritasına sahip misiniz?

Eğer içerik ve kodun ikisini kullanabiliyorsanız o zaman bu açık ara en iyi senaryodur. Fakat, ikisini birden yapamasanız bile, bunlardan birini mutlaka yapmalısınız. Arama motorları hala internette gezinmenin ana yolları ve bu basit gerçeği görmezden gelmek hiç akıllıca değil. SEO önemli, ve birçok iş için SEO hala funnel‘larına trafik çekmek için birincil yol.

Udemy, yalnızca SEO uğruna, kurslarının transkriptlerini yaratarak bir deney yapıyor. Kurslarının genellikle paraya mal olduğunu göz önünde bulundurursak SEO bazı içeriklerin yazı formunda bedava olarak verilebilmesi için çok önemli.

ÇEKME TAKTİĞİ 8: SOSYAL MEDYA

Funnel‘ınızın başına trafik çekmenin bir yolu da sosyal medyadır(Twitter, Facebook, Tumblr, Pinterest, Reddit, etc) Aslında bunu yapmanın spam’a giren bir sürü yolu var. O yüzden ilk olarak ne yapmamanız gerektiğinden bahsedelim.

  • Eğer gerçekten onlarla bir tür ilişki kurmak istemiyorsanız, insanları sosyal ağlarda sırf dikkatlerini çekmek için follow veya unfollow etmeyin.
  • Hiçbir tür takipçi satın almayın. Bunlar sizin pazarınız değil. Mesajınızı güçlendirmeyecekler. Tamamen para kaybıdırlar.
  • İnsanları rahatsız etmeyin. Kendinizi onların yerine koyarak ve tarz mesajlar almak istediğinizi sorgulayın.

Aşağıda sosyal medyayı kullanarak nasıl trafik çekebileceğinize dair ipuçlarını bulabilirsiniz:

  • Gerçekten ürününüz kullanabilecek insanlarla iletişime geçmeye çalışın.
  • Pazarınızın demografik bilgilerini elde edin.
  • Her fırsatta değer sağlamaya çalışın. Soruları cevaplayın. Tavsiyeler verin. Onlara bir şekilde yardım edin. Sadece almayın, aynı zamanda verin.
  • İlginç içeriklerin merkezi olun, içerikleri siz üretin ya da üretmeyin. Eğer harika içeriklerin koleksiyoncusu olarak saygınlık kazanırsanız insanlar gönderilerinize ya da tweet’lerinize aldırış edeceklerdir(kendiniz gerçekte hiçbir şey üretmeseniz bile)
  • Sosyal medya bir koşuşturma değildir, maratondur. Sosyal medya genellikle size anında büyük bir trafik sağlamayacaktır. Aksine, aslında takipçi ve beğeni sayınızı küçümsemelisiniz. Eğer 100k takipçiye sahip biri sizi retweet ederse, takipçilerinizin demografik profili mükemmel şekilde uyuşmaz ise(ki uyuşsa bile bunun gerçekleşmesi gene şüpheli) bu büyük ihtimalle size çok fazla yeni trafik yaratmayacaktır.
  • Sosyal medya diğer her şey gibi bir müşteri destek merkezidir. Şaşırtıcı bir biçimde, bu yeni trafik için bir araç olabilir. İnsanlar gösterişli müşteri desteğinizi izlediklerinde ürününüzü denemeye daha yatkın olacaklardır.
  • Taktik 1’den 8’e kadar yarattığınız içerikleri güçlendirmek için sosyal medyayı kullanın. Sosyal medya diğer taktiklerle birlikte çok güzel bir şekilde çalışabilir.
  • Her şey gibi, yaratıcılık yeni olasılıklar yaratabilir. Skittles bir keresinde komple ana sayfasını bir Twitter feed’e dönüştürmüştü. Aynı gün içerisinde Twitter üzerinde Skittles’dan bahseden sayısız tweet almışlardı.

Aşağıda Skittles’ın, Skittles’dan bahsedilen her tweet’i gösterdiği ana sayfasını görebilirsiniz.

ÇEKME TAKTİĞİ 9: YARIŞMALAR

Yarışmalar ürününüze yeni trafikler çekmek için harika bir yol. Gerçekte birçok insan yarışmaların ne kadar güzel çalışabileceğinden habersiz. AppSumo’yu hiç duydunuz mu? Email listelerini nasıl 700k’nın üzerinde büyüttüklerini bilmek ister misiniz? Bir yarışma ile başladılar. Yarışmalar hem küçük hem de büyük şirketler için iyidir, dolayısıyla yarışma kampanyası yaratırken hatırlamanız gereken birkaç şey var:

  • Takipçi kitlenize uygun hediyeler verin. Her yarışma bedava iPad vermek zorunda değil. Onlara sizi temsil eden bir şey verin. Örnek olarak, eğer AirBNB iseniz bedava konaklama verin. Bu önemli çünkü eğer karşılık olarak onların email adreslerini almak istiyorsanız demografiğinizi temsil etmeyen gereksiz email listesi oluşturmak istemezsiniz. Ödül olarak iPad vermek size vasıfsız bir liste sağlayacaktır ve bu listedeki insanları funnel’ınız boyunca harekete geçirmekte zorlanacaksınızdır.
  • Ödül olarak deneyim yaşatın, sadece ürün ya da servis vermeyin. Hangisinin daha çok hatırlanacağını düşünüyorsunuz: iPad’in mi yoksa favori müzik grubunu görmeleri için harika bir yere yolculuğun mu? Bunlara aşağı yukarı aynı maliyete sahip olabilir, fakat etkileri inanılmaz ölçüde farklı olabilir.
  • En azından 1., 2. ve 3. için ödülleriniz olsun. İnsanlar kazanma şanslarının olduğunu hissetmek isterler, o yüzden sadece bir tane büyük ödül vermek yerine ödülü 1, 2 ve 3. ye olacak şekilde bölün.
  • Onları kazanmaları için daha çok bilgi vermelerini teşvik edin. Bir email adresi için bir hakları olsun. Eğer arkadaşının mail adresini paylaşırsa o zaman iki tane hakları olsun. Eğer retweet ederlerse üç hakları olsun. Olayı anladınız. Onlara listenizi büyüttükleri ve ürününüzün tanıtımını yaptıkları oranda kazanma şanslarını artırmalarına yardımcı olun.
  • Yarışmayı ilgi görmesi için yeterince uzun tutun.
  • Yarışmanın kazanını duyurduğunuzda büyük bir iş yapın ve bu anı bir sonraki etkinliğin habercisi olarak kullanın. Bu online ortamda ses yaratacaktır ve dolayısıyla da potansiyel trafiğe yol açacaktır.

AppSumo hala yarışmalar düzenlemeye devam ediyor. Çalışan bir şey buldular ve bundan niye vazgeçsinler ki? Ayrıca, ödüllerinin ne kadar deneyimsel olduğunu fark edin.

ÇEKME TAKTİĞİ 9: UYGULAMA PAZAR YERLERİ (APP MARKETPLACES)

Yeni ziyaretçiler çekmenin bir kanalı da son birkaç yılda yükselen pazar yerleridir. Apple Store bir pazar yeridir. Google Play Store da bir pazar yeridir. Aslında iki tür uygulama pazar yeri vardır ve bunlar birbirinden farklıdır.

B2C UYGULAMA PAZAR YERLERİ

Şirketiniz müşteriler için bir uygulama yaptıysa o zaman siz büyük ihtimalle Apple App Store gibi bir B2C uygulama mağazasındasınızdır. Bu metot aracılığıyla yeni kullanıcılar elde etmek istiyorsanız aklınızda bulundurmanız gereken birkaç şey:

  • İnceleme yazıları(reviews) son derece önemli. İlk olarak kötü yorumlar almamak için gerekli olan ne varsa yapın ve insanlar kötü bir yorum yazdıktan sonra o insanları yazılarını değiştirmeye ikna etmeye çalışın.
  • Ekran görüntüleri uygulamanıza açılan pencerelerdir, dolayısıyla bunları mükemmelleştirin. Eğer görsel olarak insanları ayartamazsanız onları uygulamanıza çekemezsiniz.
  • Uygulamanızın ismi hakkında dikkatlice düşünün. Aranması ve bulunması kolay bir kelime olmalı.
  • Yeni trafik için yalnızca pazar yerlerine bel bağlayamazsınız. Basitçe pazar yerlerinde çok fazla uygulama var ve samanda bir iğnesiniz siz. Bu yazıdaki diğer taktikleri de uygulamak zorundasınız.

B2B UYGULAMA PAZAR YERLERİ

Eğer ürününüz iş amacıyla kullanılabiliyorsa o zaman bunu göreceli olarak yeni bir pazar yeri türü olarak düşünebilirsiniz. Salesforce ve Mailchimp gibi şirketler artık kendi ürünleriyle entegre çalışan uygulamalar için kendi pazar yerlerine sahipler. B2B uygulama pazar yerlerini düşünürken yardımcı olabilecek bazı ipuçları:

  • Bu pazar yerleri daha az kalabalıktır, dolayısıyla fark edilmek daha kolaydır.
  • B2B pazar yerleri ürününüzü kendi bloglarında, email listelerinde veya diğer yöntemlerle tanıtmaya daha yatkındırlar.
  • Bazen B2B pazar yerleri size ürününüzü kendi ürünleriyle entegre çalışacak şekilde düzenlemeniz için para ödeyebilirler.
  • Tüketici pazar yerlerinde olduğu gibi, incelemeler ve ekran görüntüleri önemlidir. Bunlara yeterince dikkat edin.
  • Bu marketlerde açıklama alanınıza ileride entegre olarak çalışacağınız ürünleri listelediğiniz “çok yakında” diye bir alan ekleyebilirsiniz. Bu B2B arama motorlarında bulunabilirlik için mükemmel bir yöntem çünkü açıklama alanınızda anahtar kelime olarak birçok ürünü listelemiş oluyorsunuz.

AppExchange Salesforce’un B2B uygulama pazar yeridir.

ÇEKME TAKTİĞİ 11: PAZARLIK SİTELERİ

Groupon’un yükselişinin (ve yavaşça ölüşünün) ardından ortalıkta birçok pazarlık sitesi türedi. Birçok niş için, elle tutulur bir email listesine sahip, ürününüzün tanıtımı yapmaya istekli bir pazarlık sitesi vardır. Bu şirketlerle aranjmanlık son derece direktdir. Takipçi kitleleri için bir indirim sağlarsınız, ve buna karşılık onlarda ürününüzü dağıtır. Bu trafik çekmenin hızlı bir yolu, ve bu şirketler ilişki kurmanın bu kadar kolay olması bunu denenmeye değer kılıyor. Pazarlık sitelerinin bir diğer beklenmedik yan faydası da pazarlık sitesinden gelmiş olmasına rağmen tam ücretle ürününüzü satın alan insanların sayısı. Internet çok garip bir ortam ve bu tahmin ettiğinizden de daha garip bir ortam olacak.

Mighty Deals tasarımcılara hizmet veren bir niş pazarlık sitesi.

ÇEKME TAKTİĞİ 12: LOPA [LEVERAGE OTHER PEOPLE’S AUDIENCE]

Bunun yukarıda anlatılan birçok taktikte kullanılmasına rağmen LOPA hakkında ayrıca konuşmak faydalı olacaktır. Temel olarak, takipçi kitlesi oluşturmak son derece zor bir iş. Eğer bir başkanın takipçi kitlesini kaldıraç olarak kullanabilirseniz o zaman bundan avantaj sağlayabilirsiniz. Konuk bloglama(guest blogging) LOPA’nın bir formudur. Guest Podcasting’de LOPA’nın bir formudur. Hatta pazar yerleri bile LOPA’nın birer formudur. LOPA’dan avantaj elde etmek için bazı diğer yöntemleri aşağıda bulabilirsiniz:

  • Demografiğinize benzer bir demografiğe sahip takipçi kitlesi olan bir blog için eşantiyonlar yaratın.
  • Meetup.com üzerinden ürününüzü kullanabilecek toplulukları yöneten liderlerle iletişime geçin ve onlara kendi gruplarına sizin ürününüz hakkında bir şeyler söyleyip söyleyemeyeceklerini sorun.
  • Endüstrinizdeki fikir liderlerine bedava hesaplar sunun ve eğer güzel bir tecrübe yaşarlarsa ürününüzü kendi kitleleriyle paylaşacaklardır.
  • LOPA’yı gerçekleştirmenin listelenemeyecek kadar bir sürü yöntemi vardır. Eğer yeterince yaratıcıysanız LOPA için yeni fırsatlarınız her daim olacaktır.

BU YAZININ ÖZETİ

Sadece trafiğe odaklanmayın. Trafik önemli, fakat her şey değil.

Sitenize trafik çekmenizin üç yolu var:

  1. Çekme – İnsanları size gelmek için ikna edebilirsiniz, akıllarını çelebilirsiniz.
  2. İtme – İnsanları size gelmeye zorlayabilirsiniz.
  3. Ürün – Kendi ürününüzü kullanarak insanları size çekebilirsiniz.

Bu yazıda bahsedilen 12 tane çekme taktiği mevcut:

  1. Bloglama ya da Konuk Bloglama
  2. Podcastiong ya da Guest Podcasting
  3. E-kitaplar, Kılavuzlar, ve Beyaz Bültenler
  4. Bilgi Görselleri
  5. Webinar’lar
  6. Konferans Sunumları
  7. SEO
  8. Sosyal Medya
  9. Yarışmalar
  10. Pazar Yerleri
  11. Pazarlık Siteleri
  12. LOPA